Menekşelendi sular...

21 Ekim 2008 Salı

KİM BU KADIN

Bir gece uyandığımda yanımda yatan bedene baktım.
Uykusunun derin bir noktasında kimbilir neler görerek rüyasında gülümsüyordu.
Sekiz ay öncesine kadar tanımadığım,hatta hiç görmediğim bu kadın kimdi?

Şimdi evimin bu en mahrem köşesinde bütün sıcaklığıyla benim yanımda ne arıyordu?
Bu soruları kendime ve yanımdaki bu kadına yabancılaşmamın tezahürü olarak görenler olabilir.Ama ben buyum işte,bazen cevabını bildiğim veya bildiğimi sandığım soruları sormayı çok severim.Bir anda soyutlanıp gerçeklikten,üçüncü bir kişinin gözleriyle görür hayatımı ve acımadan sorgularım.
Sekiz ay önce bir öğleden sonra,güneş günlük mesaisini bitirmiş gecenin koynundaki evine doğru yavaş yavaş yürürken tanımıştım onu.
Kibar merhaba,sıcacık bir gülümseme ve başdöndüren bir rüzgar ile tanıttı kendini bana.
Başdöndüren bir rüzgar...
Heyecan,mutluluk hali,sakarlık ne varsa işte normalde üzerimde olmayan,hepsi birden bu rüzgarla beraber serpildi bedenimin dört köşesine.
Bir insanla konuşurken dizleri titrermi bir insanın?Benim titredi.
Kalbiniz yerine sığmaz bir halde zıplarmı olduğu yerde?Benim zıpladı..
Hem gözlerine bakacak kadar yakınında olup hem gözlerine bakamamak,söyleyecek çok şeyi olup üçbeş kırık cümleden ötesine gücü yetmemek ve daha bir çok şey...
Sekiz ay önce bir öğleden sonranın akşama yakın saatleriydi,onu evine bıraktım.Gülümsedi,kapı kapandı..

Uykum yoktu düşünmeye devam edecektim.Sessizliğimi koruyarak ve hareketlerimi hassasbir iş yapıyormuşçasına kısıtlayarak yataktan çıktım.Evet hassas bir iş yapıyordum.Yatağım üzerinde dünyanın en kıymetli varlığı istirahat ediyordu.Onu rahatsız etmek en son istediğim şeydi.Mutfağa gittim,su kaynatmalı bir kahve içmeliydim.Şunun şurasında güneşin kente günaydın demesine bir saat kadar kalmıştı.
'Düşünmek için günün en güzel saatleri sabahın erken saatleridir,o yüzden gece uykunu eksiltmektense sabah erken kalkıp çalışmayı tercih etmelisin' demişti babam.Ortaokulun mini mini günleri geride kalmıştı.O günlerin heyecanları tutkuları hedefleri çok başka idi.Şimdi o günlerden bana sadece nasihatler kalmıştı.Bazısını hayat boyu baştacı ettiğim,bazısını görmezden geldiğim nasihatler.O nasihatleri dinleseydim.Çoktan evlenmiş,çoluk çocuğa karışmış masa başında göbek büyüten bir adam oluverirdim.Belkide mühendis olurdum,bir inşaat mühendisi;şantiye şantiye dolaşan.Kimbilir disiplinimi borçlu olduğum okulum beni subay olma yoluna iterdi,gecesi gündüzü heyecan ve şevkle dolu bir çalışma adamı olabilirdim.Olmadım.
Yükseköğrenimimi bitirdiğim gün bütün arkadaşlarım sevinçle gelecek güzel günlerin rüyasını gündüz vakti görmeye çalışırken,ben ne yaptım;gittim denizkıyısında bir sigara yaktım.Düşünmeye başladım.
Ne olacaktı böyle?
Büyümüşmüydüm?O eskiden 'abiler amcalar' olarak görüp bir gün onlar gibi olmak umuduyla hergün heveslendiğimiz o 'abiler amcalar' grubunamı dahil oluyordum?
Büyümek güzeldi güzel olmasına ama birşeyleri öldürüyordu insanda...Ben büyümek istemiyordum.hayallerim ölmemeliydi.Arabamın modelini yenilemekten başka tutkularım olmalıydı.Statü sahibi saygın insanlar arasında sivrilebilmek için türlü entrika türlü canbazlık benim işim olmamalıydı.Hokkabaz olmalıydım ama canbaz asla.Ve o gün bir yol çizdim kendime.Gün geldi kötüydü herşey,gün geldi benden büyük yoktu en küçük halimle.Bir yol tutturmuş gidiyordum işte.Düzensiz gibi görünsede kendine göre bir düzeni olan bir hayatın içinde. Çalışıyor,kazanıyor gönlümce yaşıyordum.Kurallarını kendim koyduğum bir hayatı yaşıyordum.Özgürdüm...

İşte o gün öğleden sonra gördüğüm o kadın,şimdi beş on adım mesafemde bir yatağın üzerinde uyuyan o kadın tüm bu hayatı eline geçirmişti.Onun varlığıyla siyah beyaz bir tv gibi donuk hayatım renkli tv gibi farklı olmuştu.
(ne demek istediğimi seksenli yıllarda çocuk olanlar iyi anlamışlardır.)
Bir fark yaratmıştı hayatımda.
Sabahları ondan önce kalkıyor o uyandığında çay demleniyor oluyordu. Gazete bayiine gidiyor sevdiği gazeteleri alıyor,evi taze ekmek kokusu dolsdursun diye fırına kadar yürüyordum.Ve bütün bunlara mecbur olmamama rağmen yapıyordum.Yapmak içinde müthiş bir arzu duyuyordum.Kimdi bu kadın? tüm hayatımı ele geçiren beni adeta gönüllü kölesi yapan bu kadın kimdi?İsmen cismen biliyordum ama kim olduğunu söyleyemiyordum.
Kimdi bu kadın?

Hiç yorum yok: