Uzun bir süre gibi geldi sizlerle beraber olmadığım yazılarımı paylaşamadığım zaman.
En sonbloguma yazdığımda çok kızgındım.
İnsanlara,vefasızlıklarına alıştım ama kalleşliklerine alışamadım bir türlü...
Sonunda kızdım,öfkelendim ama sakinleştim.
Şimdi yeni bir heyecan beni bekliyor.
Bir şiir albümü hazırlamak üzere çalışmalara başladım.
Tamamen kendi şiirlerim ve onların özgün bestelerinden oluşacak bir şiir albümü...
Ne kadar heyecanlıyım bilemezsiniz.
Hazırlık aşamasında seslendireceğim şiirleri belirleyeceğim
Sonrasında şiirlerin müziklendirilmesi ve aranjmanının yapılması süreci olacak
Ve stüdyoya girip seslendireceğim.
Çok heyecanlıyım
Satış rakamlarının alabora olduğu kimselerin albüm çıkaramaya cesarete edemediği bugünlerde bunu yapıyor olmak büyük risk ama bunu göze alıyorum.
Üstelik müzik sektörünü yeni bir pazarlama yöntemiyle tanıştırıyor olacağım albüm bittiğinde.
Çok heyecanlıyım çok
Gelecek günler güzelliklere gebe sanırım
Menekşelendi sular...
29 Kasım 2008 Cumartesi
17 Kasım 2008 Pazartesi
Bazen ne çok kızıyorum insanlara...
Saldırıyorlar düşüncesizce ve kahpece,sonunda gelip onları bulduğunda kötülükleri çaresizce af diliyorlar.
Kızıyorum hemde çok.
Affedici olmakmı gerekli yoksa cezalandırıcımı?
Bir büyük bilinmez...
Kızdığım zaman ama çok kızdığım zaman 1 hafta kadar sözkonusu konuyu düşünmemeye çalışıyorum elimden geldiğince.
Öfkem biraz kül tutmaya başlayınca veriyorum tepkimi.
Bazen affedici bazen cezalandırıcı..
Çok kızıyorum çok
Halbuki bir parça düşünerek yürüseler yollarında dünya ne güzel olacak....
Saldırıyorlar düşüncesizce ve kahpece,sonunda gelip onları bulduğunda kötülükleri çaresizce af diliyorlar.
Kızıyorum hemde çok.
Affedici olmakmı gerekli yoksa cezalandırıcımı?
Bir büyük bilinmez...
Kızdığım zaman ama çok kızdığım zaman 1 hafta kadar sözkonusu konuyu düşünmemeye çalışıyorum elimden geldiğince.
Öfkem biraz kül tutmaya başlayınca veriyorum tepkimi.
Bazen affedici bazen cezalandırıcı..
Çok kızıyorum çok
Halbuki bir parça düşünerek yürüseler yollarında dünya ne güzel olacak....
2 Kasım 2008 Pazar
Aşk nedir?
Bu gece toprak yolları usul usul yağan yağmurla ıslanmış,
bir anadolu kasabasında olmak istiyorum.
Pencereleri aralayıp odanın içine dolan toprak kokusunu
sindire sindire teneffüs etmek sarhoşluk verebilir bana.
Uzaklarda bir dağın gri yüzü merhaba derken geceye
tambur serenad etmeli ruhundaki hüzünle sevgilisine...
Cyrano Bergérac'ın ki kadar içten mısralar dökülmeli dudaklarımdan,
onun fedakar,üzüntülü,umutsuz ama coşkulu sevdasını yaşamak,
büyük talihsizlik olurdu belki ama acı bir başka yakışıyor aşka...
Kavuşmalardan uzak yaşanan telaşlı sevdalar,
el çabukluğuyla büyütülen sevgilerin yanında çok daha güzel gözümde...
Düşünüyorumda yaşadıklarımı ben de az değilmişim hani,
nice gönlü kendime mesken eylemişimde geçici bir süre,
bir tek kişiyi hiç ama hiç gönlümden çıkaramamışım.
Bunu kimbilir kaçıncı defa idrak ediyorum bu gece.
Toprak yolları ıslatan yağmurun hayali
ve senin hayalin ikinizide öyle özlüyorum ki bu gece.
Heyhat ikinizde bana uzaksınız.Her ikinizede kavuşma ümidim yok bu gece.
Hayatın rüzgarı beni bugün buralara esir etti.
Seni ise aldı benden uzaklara götürdü.
Hani diyorum bazen önünde dursaydım bu rüzgarın
savrulmasaydım öyle serseri bir yaprak gibi.
Tutsaydım birgün ellerinden,baksaydım gözlerine,susmasaydım
fısıldasaydım kalbimin acemi mısralarını kulaklarına,benim olurmuydun?
Ne heyecan!
Seninle gözgöze gelebilmek,belki bir merhabanı duyabilmek için ne çok gezerdim yollarında.
Sen beni bilirdinde kalbimi bilmezdin.
Dudaklarında savrulan her kelime kalbimde kutsal bir yazı olurdu,
hatırlandıkça heyecan ve huzur bahşeden.
Bir defa elin elimi buldu,tokalaştık.
O sıcaklık o samimiyet hepsi kalbime aktı.
Söyleyemedim
Korktum
Seni incitmekten
Bir ihtimal bir daha görememekten
Yada kalbini başkasına sunduğunu görmekten.
Sebeb muhtelif,sonuç ortada
Korktum!!!
Ey kalbimdeki sarayın tek sahibesi;
Ey gönül ikliminin en sıcak güneşi
Ey soğuk gecelerde ruhumu ısıtan hayal
Ey şimdi rüyalarda vuslatını kovaladığım Leyla
Mecnunun oldum bilmem beni duyabilirmisin?
Ben şimdi rüzgarlara savrulan o eski aşık değilim
Bir zaman yakınında olmak mutluluğuyla şiirler yazıyorum
Binlerce felaketle dolu ömrümün enkazında ayakizlerini arıyorum
Ve ben sana buradan yine korkakça sesleniyorum
Seni seviyorum
bir anadolu kasabasında olmak istiyorum.
Pencereleri aralayıp odanın içine dolan toprak kokusunu
sindire sindire teneffüs etmek sarhoşluk verebilir bana.
Uzaklarda bir dağın gri yüzü merhaba derken geceye
tambur serenad etmeli ruhundaki hüzünle sevgilisine...
Cyrano Bergérac'ın ki kadar içten mısralar dökülmeli dudaklarımdan,
onun fedakar,üzüntülü,umutsuz ama coşkulu sevdasını yaşamak,
büyük talihsizlik olurdu belki ama acı bir başka yakışıyor aşka...
Kavuşmalardan uzak yaşanan telaşlı sevdalar,
el çabukluğuyla büyütülen sevgilerin yanında çok daha güzel gözümde...
Düşünüyorumda yaşadıklarımı ben de az değilmişim hani,
nice gönlü kendime mesken eylemişimde geçici bir süre,
bir tek kişiyi hiç ama hiç gönlümden çıkaramamışım.
Bunu kimbilir kaçıncı defa idrak ediyorum bu gece.
Toprak yolları ıslatan yağmurun hayali
ve senin hayalin ikinizide öyle özlüyorum ki bu gece.
Heyhat ikinizde bana uzaksınız.Her ikinizede kavuşma ümidim yok bu gece.
Hayatın rüzgarı beni bugün buralara esir etti.
Seni ise aldı benden uzaklara götürdü.
Hani diyorum bazen önünde dursaydım bu rüzgarın
savrulmasaydım öyle serseri bir yaprak gibi.
Tutsaydım birgün ellerinden,baksaydım gözlerine,susmasaydım
fısıldasaydım kalbimin acemi mısralarını kulaklarına,benim olurmuydun?
Ne heyecan!
Seninle gözgöze gelebilmek,belki bir merhabanı duyabilmek için ne çok gezerdim yollarında.
Sen beni bilirdinde kalbimi bilmezdin.
Dudaklarında savrulan her kelime kalbimde kutsal bir yazı olurdu,
hatırlandıkça heyecan ve huzur bahşeden.
Bir defa elin elimi buldu,tokalaştık.
O sıcaklık o samimiyet hepsi kalbime aktı.
Söyleyemedim
Korktum
Seni incitmekten
Bir ihtimal bir daha görememekten
Yada kalbini başkasına sunduğunu görmekten.
Sebeb muhtelif,sonuç ortada
Korktum!!!
Ey kalbimdeki sarayın tek sahibesi;
Ey gönül ikliminin en sıcak güneşi
Ey soğuk gecelerde ruhumu ısıtan hayal
Ey şimdi rüyalarda vuslatını kovaladığım Leyla
Mecnunun oldum bilmem beni duyabilirmisin?
Ben şimdi rüzgarlara savrulan o eski aşık değilim
Bir zaman yakınında olmak mutluluğuyla şiirler yazıyorum
Binlerce felaketle dolu ömrümün enkazında ayakizlerini arıyorum
Ve ben sana buradan yine korkakça sesleniyorum
Seni seviyorum
Kaydol:
Yorumlar (Atom)