Dün dünde kaldı cancağızım,şimdi yeni bir şeyler söylemek lazım...
Böyle demiş Mevlana,büyük gönül adamıve sevgi insanı.
Acaba biz ne kadar bu sözün ayırdındayız.
Dünün parlak başarılarıyla övünürken yarına ve
bugüne ne kadarda haksızlık ettiğimizi biliyormuyuz?
Ya da ayırdındayızdır da bugün ve yarından umutsuzuzdur,o sebeb sığınıyoruzdur;
dünün parlak başarılarının hatıralarına.
İlk aşkımı hatırlarım;baharın ilk günleriydi.
Pırıl pırıl bir güneş gülümserken şirin bir kentin caddelerine biz izin günlerimizde çarşıya
çıkar dolaşırdık.Üçlü beşli arkadaş grupları halinde neşe içimizi doldurmuş;özgür olmanın ve büyük adam gibi hissetmenin coşkusunu tadardık.
Cafelerde içilen kahveler ve bugün olmamış olmasını ne kadar istesemde kaçak yakılan sigaralar bizi olduğumuzdan büyük olmanın hissini yaşarken mutlu ederdi.
Ve kızlar ne kadar güzel gülümserlerdi,makyajla kirlenmemiş yada az kirlenmiş duru güzellikleriyle gözleri ne kadar güzeldi.İlk aşkımın heyecanı kalbime düştüğünde o ana dek duymadığım bir sevinç kalbimi doldurmuş,o muhteşem güzelliğin bütük ayrıntılarını
bilmek arzusuyla dolmuştum.ismi ve kendisiyle yaptığım bir saatlik sohbetten başka hiçbir fikrim yokken hakkında,sıcacık bakan gözleri ve tatlı sesiyle aklımdaydı.Halbuki biz ne aşktan bahsetmiştik nede başka birşeyden.
Ben ona hiçbir zaman bu ilgimi söylemedim,söyleyemedim.Sanki hayatımdaki herşey dört dörtlükmüş gibi onu ve aşkı dört dörtlük bir zamanlama ile kucaklamalıydım.
Zaman denilen sert sesli ve disiplinli öğretmen dersini verdi ve anladımki yaşana andan kıymetli olan hiçbirşey yoktur.Ne dün nede yarın yaşanan an kadar güzel değildir.Bense bu dersi bilmemenin çaresizliği ile belkide çok büyük bir aşkı ıskaladım.
Dün dünde kaldı cancağızım,şimdi yeni birşeyler söylemek lazım dediğinizi duyuyorum...
Menekşelendi sular...
9 Ekim 2008 Perşembe
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder