Gecenin resmini çizdi bana telefon ahizesinin öbür ucundan.Sesi Attila ilhan şiirlerindeki kadınların sesi gibiydi.Hüzünlü,ağlamaklı çoğu zaman ve yalnız...
Dur dedim kapama telefonu,konuşalım biraz daha.
Öyle çok özlemişim ki gecenin en karanlık saatinde bir dost sesi duymayı.
Durmadı ve kapadı.Konuşacak gücü kalmamıştı besbelli.
Kentin üzerinde bembeyaz bir ay parıldıyordu.bir bardak demli çayın burukluğuna gömüp tüm düşüncelerimi tebessüm ettim.Bu dedim ilk defa olmuyorki,ne zaman birşeyler firar etse hayatından beni arar,bulur ve konuşur.Bu yıllardan beri böyle.Birilerine anlatmak ihtiyacı vardır insanların.başarılarını-başarısızlıklarını,umutlarını-umutsuzluklarını.Bazen onay almak arzusu bazen sadece anlatmış olmanın hafifliğini hissetmek için.Onu tanıdığım geceyi hatırladım.Hiç yüzünü görmediğim,kim olduğunu nasıl yaşadığını bilmediğim tüm diğerleri gibi oda benim bir dinleyicimdi.Ben her zmanki gibi stüdyoda koltuğuma yaslanmış,tümk stüdyoyu dolduran neskafe kokusunun o heyecan veren kokusunu hissede hissede bir şiir okuyordum.Şiiri bitirdim ve sıradaki şarkıyı yayına verdim.Telefonun ışığı yandı,bir dinleyici dedim.Karşımdaki ses ağlıyordu.Hani bazengüneşli bir yaz günü,akşamüstüne doğru bir yağmur başlar ya işte aynı öyle.Bir derdi vardı ve bunu radyodaki sese anlatarak rahatlamka istiyordu.Anlattı şarkı bitti,bir başka şarkıyı sürdüm yayına sonra bir başkası.sonunda sustu teşekkür ederim dedi ve kapadı.Bir sonraki şarkı bu ismini bile bilmediğim kadına armağan oldu.Bu böyle tam 5 sene sürdü.Artık ismini biliyordum ama daha ötesini sormayı hiç istemiyordum.Radyodaki ses sadece ses olmalıydı.Bu kadın daha fazlasını istiyor bunun için çabalıyordu.Radyodaki sesi telefondaki kulağa çevirmek! İşte belki farkında olmadan hizmet ettiği amaç buydu.dinlemek zevkliydi.O anlatıyor ben dinliyordum.Artık o kadar rutinleşmiştiki konusması kendiliğinden oluşan kurallarımız vardı.Örneğin ben anonstayken telefonun öbür ucunda sessizce bekliyor ben ahizeyei elime alöınca devam ediyordu.Programlarım dışında beni armaıyordu.Açıkçası ona kişisel telefonumu vermeyi uygun bulmuyordum.Radyodaki ses ve telefon ahizesindeki ses sadece bu kadarı yeterliydi.Bazen kötü giden derslerinden şikayet ediyor,bazen erkek arkadaşının dedikodusunu yapıyordu bana.Bir gece grip olduğunu ne yapması gerektiğini sordu.Bir başka gece Fenerbahçenin galibiyetini kutladı telefonda.Israrla arıyordu.Artık ben onun dinleyen kulağıydım.Ve birgün radyoculuğa veda zamanım geldi.Bitiyordu işte.amatör bir heyecanla dediğim ilk merhaba,yaptığım programlar.Sevenlerim sevdiklerim.Hepsi geride kalıyordu.Radyodaki ses susuyordu işte.Ya ahizedeki kulak?son anonsumdan sonra çalan telefondaki ses yine O. ve dediki,size telefonumu vermek istiyorum.bunca zaman beni şikayetsiz dinlediniz.Eğer birgün anlatmak istediğiniz birşeyler olursa arayın lütfen dedi ve numarasını verdi.O nu bir defa aradım.Can sıkıntısı ve birileriyle konuşma ihtiyacının oltasına düştüğüm bir gece tuşladım numarayı ve anlattım.Arada o da konuşuyordu ama daha çok dinledi o gece.Bir daha hiç konuşmadık.Taki gecenin resmini çizdiği o konuşmaya dek.Dur dedim kapama telefonu...Ona son sözlerim bu oldu.Durmasını istiyordum söyleyeceğim bir çift söz vardı ona.Yarına dair umuda dair ve yarına dair.
Sevmediği bir adamla evlendirliyordu,sevdiği adam ise bu duruma kayıtsızdı.Umudu yoktu,enerjisi tükenmişti.Ama bir çözüm mutlaka vardı bence.Bir adam ne kadar iyi olursa olsun,ne kadar müreffeh bir hayatın içinde yüzüyor olursa olsun ve bir kadını ne kadar severse sevsin,kadın onu sevmiyorsa tüm çabaları boşunadır bana göre.işte bu sebeb bunu bir şekilde evleneceği adam anlatmalıydı ve vazgeçmesini sağlamalıydı.Bir hayat daha cehenneme dönüyordu,bir kadın kendisini çok seven ama hiç sevmediği bir adamın oluyordu.Dur dedim ve kapadı telefonu.Kapamasaydı her iki adamdanda bir şekilde kurtulmasını salık verecektim ona.Sevmediği adamdan ve çok sevdiği ama onun için savaşmayan biradamdan.
Her ikiside haketmiyordu onu.
Ailesi uygun görmüştü.Kızlarının geleceği garanti altında olacaktı.Sevdiği adam vazgeçmişti sebebini bilmiyorum.Kadının kalbi ise iki defa kanamıştı.Dur dedim ama durmayacağını biliyordum.Önümüz hafta evleniyormuş.Davetliyim.Ama gitmeyeceğim.Mutsuz bir kadın hele bir gelin görmeye tahammül etmek güç bir iş.Gel diyecek yine biliyorum ama gitmeyeceğim.Kimbilir belki yorgunumdur bu maceradan....+
Menekşelendi sular...
8 Ekim 2008 Çarşamba
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder